fernando garbelotto & angelo molinari

benimle bulutlarda buluş

meet me in the clouds

Garbelotto’nun tuvallerinden yapılmış dokumaları, kendiliğinden bir uzamı temsil ediyor ve çevresindeki her şeyi bir ütopya oyunuyla, bizim mantık çerçevemize uymayacak, sadece esrarengiz fraktal şekiller aracılığıyla anlaşılabilir şekilde bastırıyor. Doğa hiç bitmeyen döngüsünde fraktalleri bir düzen olarak kullanıyor. “Bulutlar küre değildir – diyordu fraktal geometrinin kurucusu, Mandelbrot, – dağlar koni değil, kıyılar da daire değildir.” Molinari’nin resmi, atölyesinden başlayarak tüm alanı boydan boya geçiyor. Tuval Amerikan soyut ressamlarında olduğu gibi yerde, ama Molinari’nin ellerinde kocaman çin fırçaları var. Sanatçı alanı ölçmek yerine esaslı ve ezici hareketleriyle, aynı sınırlarda zorladığı renkleri tuvalin sınırlarından taşırarak ve bu dinamik gerilim aracılığıyla kendi anlam dengesini bularak alanı istila ediyor. Bu bir ritm ve uzam buluşması. Molinari ve Garballotto çok fonksiyonlu mekan PASAJist’in, İstanbul’un merkezindeki deneysel bağımsız sanata adanmış odasında buluşuyor. Bu buluşma bir kez daha diğerleriyle ilişki halindeki kendinizi düşünmek, dünya ile ilgili düşüncenize şekil vermek, bulutların parlaklığı aracılığıyla uzama bir iz bırakmak için.

 

Garbellotto’s webs, made by painter’s canvas, represent a space as themselves and overcome the environment around in a utopian game, incomprehensible for our rigid logic categories, but understandable through mysterious fractal shapes. Fractals are the layouts that nature uses in its never ending movement. “Clouds are not spheres – the founder of fractals Mandelbrot used to say – mountains are not cones and shores are not circles”. Molinari’s painting goes all over the space, starting from his studio. The canvas is on the floor, like great american abstract painters did, but in his hands there are huge chinese brushes. Rather than measuring the space, Molinari invades it by his broad and overwhelming gesture, making colours explode out the canvas’ boundaries, the same boundaries in which the artist will force the colours, finding through this dynamic tension its expressive balance. It’s a meeting of rhythms and spaces. Molinari e Garbellotto meet in the multifunctional PASAJIst’s space, a room in the heart of Istanbul dedicated to experimental independent art. It’s a meeting – once more – to think of yourself in relation with the others, to shape your thought according to the world, to leave a sign in the space through the lightness of the clouds.

PASAJ

Bağımsız Sanat Alanı

İLETİŞİM

Mumhane caddesi

45/29 Karaköy

​pasajist@gmail.com

+90 534 613 01 80

© 2010 - 2020 İstanbul

ÇALIŞMA SAATLERİ

Perşembe - Cuma 

14:00 - 19:00 

Cumartesi

11.00 - 15.00